Perakende’ye Özel İK Zirvesi!

PERYÖN Kongresi, MCT İK Zirvesi, Dijital İK, Ücretlendirme, Performans Yönetimi ve İşveren Markası zirveleri derken başka bir İnsan Kaynakları etkinliği daha takvimlerdeki yerini aldı: BMD İK Buluşması!

IMG_6062

Geçtiğimiz haftalarda organize perakende sektörünün en büyük şirketlerinin üyesi olduğu Birleşmiş Markalar Derneği (150 üye şirket, 500 marka, 55,000 mağaza, 315,000 çalışan) ve Soysal Danışmanlık işbirliğinde düzenlenen BMD 4. İK Buluşması gerçekleştirildi. Boyner Grup evsahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe perakende sektörü şirketlerinden 200’ün üzerinde İK profesyoneli katıldı.

BMD 4. İK Buluşması’nın gündeminde neler mi vardı? Perakendecileri kasıp kavurmaya başlayan Omni-Channel*  stratejilerinin İnsan Kaynakları’na etkisi konuşuldu; örneğin müşterinin e-ticaret sitesinde satın alıp, mağaza stokundan satılan bir ürünün primini mağazacı mı, e-ticaret yetkilisi mi alacak? Özellikle stok kontrol, sipariş ve eğitim gibi alanlarda mobil teknolojilerden yararlanma ve esnek çalışma modelleri de gündemde olan diğer konulardı. Şirket örneklerinden etik hat uygulaması, mülakata gelmeyen adayların reddetme sebepleri ve işveren markası uygulamaları da konuşuldu.

* Mağazalar, e-ticaret siteleri ve mobil uygulamalar, yani offline ve online tüm kanallar üzerinden müşterilere tek ve kesintisiz bir hizmet sağlamak.

bmd4ikbulusmasi

Zirvede hoşuma giden ve dinlerken not aldığım birkaç cümle oldu. “Değer kat, ya da yok ol.” Perakende sektörü gerçekten de rekabetin üst düzeyde olduğu, piyasada kalıcı olabilmek için markaların mutlaka müşteriler için katma değer yaratmaları ve rakiplerine göre farklı olmaları gereken bir sektör. Turnover, yani çalışan devir oranlarının ortalamada çok yüksek olduğu düşünülürse İnsan Kaynakları açısından da fark yaratan, çalışanlara değer katan uygulamalara imza atmanın önemi daha da çok ortaya çıkıyor.

“Sokakta çalışıyoruz; müşterilerimiz yaptığımız işin içinde.” Perakende hayatın içinde olan bir sektör, günlük yaşamla iç içe. Sokakta, alışveriş merkezinde, ve şimdilerde müşterilerin bilgisayar ekranında veya cep telefonunda… İnsan Kaynakları olarak da bu gerçeği göz ardı etmek mümkün değil, satış danışmanlarının kıyafetlerinden vardiya düzenlerine, satış hedefi ve primlerden takdir ve ödül sistemlerine tüm uygulamalarda müşteri mutluluğunu dikkate almak gerekli.

“Dokunduğumuz an sonuç alabildiğin bir sektör bu.” Havanın soğuk ve yağışlı mı olması veya günlük güneşli mi olmasının hemen anında satışa yansıması gibi, bu kadar dinamik ve hızlı olan bir sektörde perakende çalışanlarına dokunduğunuz her noktada çok süratli bir şekilde geri dönüş almak mümkün.

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen BMD İK Buluşması artık takvimlerdeki yerini sağlama aldı. Bildiğim kadarıyla da, Türkiye’de bir sektöre özel olan ilk İK etkinliği olma özelliğini de taşıyor! Perakende gibi ülke istihdamına çokça katkı sağlayan ve her yıl büyümeye devam eden bir sektörde İnsan Kaynakları’nın öneminin çok iyi anlaşıldığı ve bu konuya duyulan ilgiyi ve verilen önemi ortaya koyuyor.

Aynı sektörde çalışan İK’cıların da birbirlerinden öğrenmeleri, deneyimlerini ve hayata geçen projelerini duymaları çok önemli. Elbette networking açısından da faydalı. Dördüncü İK Buluşması’nı geride bırakan Birleşmiş Markalar Derneği’ne hem tebrikler, hem de teşekkürler!

Bizimle Çalışmak İster Misiniz?

Şirketlerin adaylara ulaşmak için kullandığı kanalların sayısı son yıllarda arttı. Eskiden ağırlıklı olarak gazetede iş ilanları yayınlarken, günümüzde şirketler açık pozisyonlarını Kariyer siteleri ve LinkedIn gibi online platformlarda, hatta artık Facebook üzerinden kitlelere, yani ‘takipçilerine’ sosyal medyadan da duyurmaya başladılar.

Perakende-mağazacılık sektörü için sahada çalışacak nitelikli satış danışmanı, kasiyer ve servis elemanı bulmak biraz daha ‘dipsiz kuyuda elmas aramaya’ benziyor. Bu alanda Kariyer sitesi veya LinkedIn’den ilan yayınlamanın etkisi az… Lokasyona göre istihdam, yani mağazaya yakın oturan çalışanlar bulunması gerektiğinden, belki de iş ilanlarının en eski formatı olan Vitrin İlanı mağazacılıkta halen en çok geçerli olan kanallardan biri.

Müşterilerle birebir temas edecek, satış yapacak, deneyim yaşatacak saha kadrolarını işe almak perakende şirketleri için çok çok kritik bir nokta. Hele hele devir oranlarının diğer sektörlere göre perakendede daha yüksek olduğunu hesaba katarsak, aday bulmanın, potansiyel satış kadrolarını şirkete, markaya çekmenin önemi daha da çok ortaya çıkıyor.

Alışveriş merkezlerini gezerken, mağaza vitrinlerinde düz beyaz A4 kağıdında, siyah Calibri veya Times New Roman fontuyla yazılmış ‘Bizimle Çalışmak İster Misiniz?’ ilanlarını görmek halen mümkün. Genelde altında ‘Müracaat: Mağaza Yönetimi’ gibi fazlasıyla resmi bir dille yazılmış bir cümle de görebilirsiniz. Üstelik sadece esnaf sayılabilecek dükkanlarda değil, kurumsallaşmış zincir mağazacılarda bile bu dümdüz ilanlara rastlanabiliyor.

Oysa satış kadroları için işe alım yaparken hem sektörün dinamiğini yansıtabilmek, hem de kurum kültürü ve vizyonunu hissettirebilmek şirketin İşveren Markası hedefleri açısından çok ama çok önemli. Adayda mağazaya girip, iş başvurusu yapma isteğini doğuracak heyecanı yaratmak gerekiyor! Hedef kitlesinin ağırlıklı olarak Y Kuşağı olduğunu da düşünürsek, ilanda kullanılan görsel, renkler ve dilin önemi daha da çok ortaya çıkıyor.

İşte bu alanda bazı güzel örnekler:

IMG_3683
IMG_3869
IMG_3857

İşveren Markası kurguları yalnızca potansiyel adaylara değil, markayla iletişimde olan tüm kitlelere ulaşır. Dümdüz bir yazıyla vitrine konulan ilanların aceleyle yazıldığı veya fazla düşünülmeden asıldığı aşikar. Oysa yukarıdaki örneklerde olduğu gibi renkli, capcanlı bir ilanın sadece adaylarda değil, müşteriler gözünde de markanın imajında yaratacağı olumlu etki göz ardı edilemez!

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: