Çalışan İlişkileri Yönetimi & İK Analitik

İnsan Kaynakları departmanlarının pazarlama stratejileri ve araçlarını kullanmaya başlaması artık hepimizin aşina olduğu bir durum. İç İletişim ve İşveren Markası, özel sektördeki şirketlerin artık gündemine girmiş, birçoğunun halihazırda çalışmalar yaptığı alanlar. Şimdi sırada, İK’nın Pazarlama’dan bir başka stratejiyi ve fonksiyonu daha benimsemeye ve kullanmaya başlamasına geldi: CRM!

Günümüz iş dünyasında, markalar nasıl ki müşterilerinin beklentilerine daha çok cevap verebilmek adına daha iyi ürün ve hizmet sunma, daha çok satış yapabilmek adına çoklu kanallardan kampanya bildirimleri yapma gibi stratejiler geliştiriyorsa, şirketlerin İK departmanları da artık çalışanlarına bu şekilde yaklaşması gerekiyor. Çalışanın müşteriden bir farkı yok!

calisaniliskileri

İnsan Kaynakları’nın Müşteri İlişkileri Yönetimi’nden (Customer Relationship Management – CRM) feyz alacağı, deneyimlerinden faydalanacağı, kendine müthiş ve yepyeni bir çalışma alanı yaratacak bir altın madeni var: Çalışan İlişkileri Yönetimi (Employee Relationship Management – ERM).

Neler mi yapılabilir? Önce “Çalışanını Tanı”: Yapılacak bir bilgi güncellemesi ile eşinin çalıştığı işyerinden çocuğunun okuduğu okula, içmeyi sevdiği kahve türünden ayakkabı numarasına kadar çok çeşitli sayıda (listenin hiçbir sınırı yok, genişletmek tamamen yaratıcılığınıza kalmış) konu başlıklarında çalışanını tanı. Çalışanın kim olduğunu, hayatını bil! Çalışanın sadece doğum gününü kutlamak yetmez, evlilik yıldönümünü kutla, çocuğunun ilkokul mezuniyetinde çocuğunu tebrik et…

Sonra, “Çalışanını Dinle”: Sık sık anket yap, çalışanların görüşünü al. Belirli konularda workshoplar yap, çalışanların fikirlerini dinle. Çalışanların beklentilerini anla, ihtiyaçlarını gör ki ona göre plan yap, düzenlemeler yap.

Ve aksiyona geç, “Çalışanınla İletişim Kur, Diyalog Kur”: İç İletişim yalnızca tüm şirkete gönderilen organizasyonel duyurulardan ibaret değil. Nasıl ki, CRM departmanları müşteri segmentasyonu yapıyor, sen de çalışan segmentasyonu yap. Anneler Günü’nde tüm çalışan anneler (ve anne adaylarını) tebrik et, şampiyonluk turu atan takımın taraftarları için özel bir kutlama yap.

Sıra geldi işin bilimsel boyutuna: Analitik modellemeler. CRM departmanları detaylı churn analizleri yaparak geri dönmeyen müşterileri markaya tekrar çekebilmek için aksiyonlar alıyor. İstatistik ve modellemelerden yararlanarak, nokta atış analizler yaparak bilimsel bir metodolojiyle tahminler, forecastler oluşturuyorlar.

hranalytics

Tıpkı CRM departmanları gibi İK departmanları da modellemeler ve analizlerden yararlanmalı. Şirketteki bir departmanın, bir şubenin, bir mağazanın verimliliği, çalışanların devamsızlığı, mesai süreleri incelenmeli. Teknolojiden, bilimden, iş zekasından faydalanma zamanı! Üstelik analizlerden çıkacak veriler (Big Data) Yetenek Yönetimi’nden Eğitim’e, Ücret Yönetimi’nden Motivasyon’a birçok fonksiyona yön verecek ve destekleyecek.

Çok hızlı ilerleyen günümüz iş dünyasında İnsan Kaynakları departmanlarının yapması gereken en önemli şey ise: Çalışanlar arasında doğan problemleri durumlar kötüleşmeden, çok geç olmadan tespit edip, gerekli aksiyonları alması. Göründüğü kadar kolay olmayan, hatta oldukça zorlayıcı bir iş. Bkz. Müşteri İlişkileri departmanlarına sorabilirsiniz.

Fakat tıpkı mutsuz müşteriyi mutlu müşteriye çevirir gibi, mutsuz çalışanı da mutlu çalışana çevirmek gerekiyor. Mutsuz çalışan bir kurum için çok tehlikelidir, hatta saatli bomba gibidir. İnsan Kaynakları, zamanında gerekli ilgiyi göstermez, çözümü sağlamazsa mutsuz çalışan domino taşı gibi başkalarını da etkilemeye başlar, sorunların sayısı artar. Mutlu çalışan ise sadık olur, tutkulu ve verimli bir şekilde işini yapar çalışır. Bu mutluluğu ve motivasyonunu da şirket içinde yayar.

Çalışan Mutluluğu için gerektiğinde tıpkı bir çağrı merkezindeki müşteri temsilcisi gibi, İK’cı da gününün belli bir kısmını çalışanlarının sorunlarını dinlemeye ayırıyor. Şirketler müşterilerini kaybetmemek için nasıl bir ihtimam ve ilgiyle yaklaşıyorsa, çalışanlarına da tamamen aynı şekilde yaklaşmalılar. Çalışanlarını dinleyip, sorunlarını çözmeli, şikayetini dinleyip, geribildirimlerini alıp, teşekkür etmeli. Ofisten çıkıp sık sık sahaya inmeli, çalışanları yerinde görmeli.

Mevcutta özel sektörde, ünvanında Çalışan İlişkileri geçen bazı roller var, fakat genelde Özlük İşleri, Organizasyonel Gelişim veya İç İletişimle ilgili pozisyonlar oluyor. Halbuki Çalışan İlişkileri Yönetimi ve İK Analitiği ile kast edilen çok daha farklı bir şey. Farklı bir disiplin gerektiren, mühendislik bilgisi isteyen bir iş.

Nasıl ki bir markanın başarısı için Müşteri İlişkileri’nin önemi çok fazla ise, bir şirketin sürdürülebilir başarısı için de Çalışan İlişkileri eşdeğer şekilde önemli. Şirketlerde CRM departmanları çok başarılı çalışmalar yapıyor, bundan İK’nın da ilham alma, örnek alma, benimseme ve uygulama zamanı geldi. İK’nın geleceği bu, hatta şimdiki zamanı…

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: