‘Ödüllendirme ve Takdir’ illa Bütçe Gerektirir mi?

İş dünyasının en çok zorlandığı İnsan Kaynakları konularından birisi de Ödüllendirme ve Takdir… Şirketler işe alımda en iyi adayları çekiyor olabilirler, fakat şirkete kazandırdıkları yeteneklerden ne oranda yüksek performans alabiliyorlar? Çalışanların esas potansiyellerini sergileyebilmelerini, en yüksek performanslarını gösterebilmelerini sağlayacak motivasyonu verecek Ödül ve Takdir sistemleri her zaman ayrılan bütçelere mi bağlı?

Employee-recognition-applause

İşe alımda şirketler çok hızlı olabilir ve doldurulacak pozisyonlara nokta atış yapıyor olabilirler. Hatta sektöründeki rakiplerine oranla çok iyi, rekabetçi maaş ve yan haklar da veriyor olabilirler. Fakat İK departmanlarının çoğu zaman göz ardı ettiği bir nokta var ki, çalışanların yüksek performans göstermelerini, kuruma bağlı ve işlerinde tutkulu bir şekilde çalışmalarını ve yaratıcılıklarını sergilemelerini sağlayacak konu da bu: Ödüllendirme ve Takdir!

Aslında hepimizin küçük yaşlardan bu yana aşina olduğu bir konsept. Eğitim sistemimizde ilkokuldan itibaren başarılı öğrencilere dönem sonlarında karneleriyle birlikte Takdir ve Teşekkür belgelerinin dağıtılmasına alışığız! Hal böyleyken, okuldan mezun olup iş dünyasına adım attığımızda sanki geride kalmış, unutulmuş bir kavram olduğunu söylemek mümkün.

İnsan Kaynakları departmanlarının yanılgıya düştükleri önemli bir nokta, Takdir ve Ödüllendirme’yi salt maddi açıdan ele almaları. Söz konusu Ödül’se, evet bu maddi şeyleri akla getirebilir… Oysa Takdir (Recognition) İngilizce’de ‘recognize’ yani fark etmekten gelir. Dolayısıyla takdir etmek en kaba tabiriyle, yapılan başarılı bir çalışmayı fark etmek ve çalışana bunun hakkını vermek. Üstelik maddi olarak değil, ağırlıklı olarak manevi şekilde hakkını vermek!

Tıpkı okulda olduğu gibi, iş dünyasında da çalışanların arada bir Takdir’lere, Teşekkür’lere ihtiyacı olur. Çalışana teşekkür etmek, yaptığı iyi bir çalışmayı övmek, tebrik etmek, en basitinden ‘Eline Sağlık’ demek, onun motivasyonunu arttıracak, işinde daha tutkulu ve inanarak çalışmasını, yüksek performansla ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlayacak.

Peki ödül vermek deyince, illa büyük bütçeli şeyler mi akla gelmeli? Dünya’da şirketlerin çalışanlarına sağladığı, onlara verdiği çok farklı ödüller var; kimi çok az bütçeli, kimi de hiç maddi olmayan şeyler… Sergiledikleri bir başarı karşısında çalışanlara verilebilecek ödüller nedir derseniz:

Çalışana İş-yaşam olgusunu destekleyecek kısa bir mola vermek:

  • Ekstra bir gün izin vermek,
  • Erken paydos yapmasına veya bir sonraki gün işe geç gelmesine izin vermek,
  • İş dışında farklı bir projede çalışması veya gönüllülük yapmasını sağlamak.

day-to-day-recognition-sticky-notes

Çalışanı samimi bir şekilde tebrik etmek:

  • Masasına yapıştırılacak ‘Teşekkürler! Eline Sağlık!’ yazılı Post-it’ler koymak.
  • Ofiste İletişim Panosu’na asılacak veya şirket intranetine konulacak bir notla tebrik etmek.
  • Şirketteki diğer çalışanlar önünde e-mail ile tebrik etmek veya toplantıda alkışlatmak.
  • Ailesine özel bir teşekkür mektubu göndermek.
  • İş konuşmak için değil, sadece başarısından dolayı tebrik etmek ve katkısı için teşekkür etmek amacıyla müdürünün ofisine çağırmak ve sohbet etmek.

Çalışana maddi değeri küçük, fakat sevindirecek sürprizler yapmak:

  • Çay / kahve, çikolata, kek-pasta ikram etmek.
  • Ofiste özel bir kutlama yapmak.
  • Hediye çeki vermek.

Ödüllendirme ve Takdir görüldüğü gibi, her zaman bütçe gerektirmeyen, düşük maliyetlerle veya tamamen ‘duygusal’ etkilere sahip, maliyetsiz kurgulardan da oluşabilir. Bununla birlikte, Takdir’in de bir kültür olduğu ve bu kültürü bir kurumda tepeden aşağıya doğru tüm çalışanlara aşılamak gerektiği unutulmamalı. Yüksek performanslı ve mutlu bir şirket ortamı için Ödüllendirme ve Takdir kesinlikle atlanmamalı!

Reklamlar

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: