İş Görüşmeleri için Altı Püf Nokta!

İK & İletişim’de daha önce değinme fırsatı bulamadığımız, İK bloglarının olmazsa olmazı bir konuyu nihayet ele alıyor, önemli bir eksikliği gideriyoruz: “İş Görüşmeleri için Püf Noktalar”.

Ocak ayının gelmesiyle birlikte tıpkı futboldaki ara dönem transfer sezonunun açılması gibi, şirketlerde de yeni yılın bütçesinin devreye girmesiyle işe alımlarda bir canlılık olur. Peki diyelim ki iş görüşmesine çağrıldınız. Nasıl hazırlanmalı? Görüşmede nelere dikkat etmeli, ne yapmalı? Bu konuda yazılmış, çizilmiş epey çok başlık var. Kendi derlemem ve yorumumla işte mülakatlar için altı püf nokta, altı kilit öneri:

1) Vakitli çık ama iş görüşmesine tam vaktinde git: İstanbul koşullarında artık bir yere vaktinde ulaşabilmek iyicene zorlaştı. Metro kullanmadığınız sürece, trafikte gideceğiniz yere ne kadar zamanda ulaşacağınızı kestirmek zor. Onun için her zaman vakitli çıkmak gerekiyor, yani erken çıkmak. Ama iş görüşmesi için vakitli çıkıp şirkete erken gittiyseniz, biraz dışarıda oyalanmakta fayda var. İlle yarım saat 45 dakika erken gittiniz diye erken girmeyin. Görüşeceğiniz işe alımcı veya yöneticinin takvimine uyun, görüşme için onlar da vaktinde hazırlansın, boşuna telaşa girmesinler. Siz de bir yerde çay-kahve için. Hem dışarıda oyalanmanız görüşme öncesinde stresinizi yatıştırmaya da yarar. Görüşmeden 10 dakika önce şirkete varmanız yeterli!

2) İş görüşmesi için özenli giyin, şık görün: Tabii ki sektöre ve şirkete göre farklılık gösterir ama artık günümüz iş dünyasında takım elbise veya döpiyes birçok yerde artık giyilmiyor. (Yine de şirketin kıyafet politikasını ya telefonda sorun, ya da önceden araştırın.) Resmi giyinmeniz şart olmayabilir ama döküntü gibi de olmayın, üstünüze başınıza dikkat edin. Görüşmede görünüş olarak prezantabl olmanız, akılda kalıcı bir izlenim bırakmak için önemli. Tabii şık giyinişinizin yanında duruşunuzla da parlamalısınız. Görüşme sırasında gülümseyin, pozitif olun!

jobinterview

3) CV’ni anlatma, öykünü anlat: Eğer çatkapı gitmiyorsanız, yani görüşmeye çağrıldıysanız bu zaten CV’nizi gördüler, özgeçmişinizi okudular demek. “Şu tarihte şu okuldan mezun oldum”, “şu şirkette şu pozisyonda çalıştım” diye tek tek CVnizi boşuna anlatmayın. Sizinle görüşmeyi yapanların önündeki kağıtta zaten hepsi yazıyor! Onun yerine öykünüzü anlatın! Neden o alanda okudunuz? Çalıştığınız yerde neleri öğrendiniz? Neyi en çok sevdiniz? Neleri başardınız? Neler sizi tatmin etmedi de şimdi tekrar iş arıyorsunuz? Özetle bugün neden buradasınız?

4) Çekingen olma ama saygılı ol: Çoğu zaman görüşmelerde adaylar stresten, heyecandan çok gergin olur. Utangaç olmanıza gerek yok, rahat olun. Örneğin, görüşmede size birşey ikram edilirse “Almayayım, teşekkürler” diye kibarlık yapmanız gerekmiyor. İkramı kabul etmek kendine güveni gösterir. Paylaşımcı ve açık olduğunuzu gösterir. Ya da görüşmede örneğin komik bir şey olursa gülebilirsiniz, kasılmanıza gerek yok. Bir iş görüşmesine değil de, karşılıklı hoş bir sohbete gelmiş gibi düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Ama fazla rahatlık da göze batar, hatta hiç hoş olmaz! Konuşma ve davranışlarda aday saygı sınırını hiçbir zaman aşmamalı.

5) Dersini önceden çalış: Görüşmeye gitmeden önce mutlaka ama mutlaka şirket hakkında araştırma yapın. Forumları okumak yerine şirketin kurumsal sayfasına girip bakmak, faaliyet raporuna göz gezdirmek daha faydalı olur. Şirketin üst düzey yöneticileri, organizasyon yapısı ve sunduğu koşullar gibi birçok bilgiyi burada rahatça bulabilirsiniz. Ayrıca arama motorunda şirket hakkında çıkan en son haberlere bakarak da birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. Ne olursa olsun, görüşmeye gittiğiniz zaman şirketin yaptığı iş ve yapısı hakkında bilgili olmalısınız. En kötü adaylar şirket hakkında sıfır bilgiye sahip olanlar; yani kolayca öğrenebileceği halde şirketle hiç ilgilenmemiş adaylar. İlgili ve bilgili olmak en iyisi!

6) Soru sormayı ihmal etme: Son olarak, size söz verildiğinde veya görüşme müsaade ediyorsa bir şeyi öğrenmek istediğiniz yerde soru sormaktan çekinmeyin. “Ekipte kaç kişi çalışıyor?” “İşimi yaparken başka hangi departmanlarla irtibatta olacağım?” gibi doğrudan işle alakalı şeyler sorma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Görüşmede ağırlıklı olarak sorular işe alımcı tarafından sizi tanımaya yönelik olacak, fakat sizin de soru sormanız ilginizi ve merakınızı gösterir. Bu sizin de şirketi potansiyel işveren olarak kafanızda değerlendirdiğinizi, düşündüğünüzü gösterir.

Önemli bir not daha eklemek gerekirse, görüşmeyi tamamladıktan sonra sürecin devamı hakkında bilgi verilmediyse, görüşmeden ayrılmadan onu da netleştirmekte her zaman fayda var! Tüm bu püf noktalara göre görüşmeyi gerçekleştirdikten sonra hiçbir ses çıkmaz veya olumsuz dönülse de hiçbir zaman pes etmemeli!

Reklamlar

Bizimle Çalışmak İster Misiniz?

Şirketlerin adaylara ulaşmak için kullandığı kanalların sayısı son yıllarda arttı. Eskiden ağırlıklı olarak gazetede iş ilanları yayınlarken, günümüzde şirketler açık pozisyonlarını Kariyer siteleri ve LinkedIn gibi online platformlarda, hatta artık Facebook üzerinden kitlelere, yani ‘takipçilerine’ sosyal medyadan da duyurmaya başladılar.

Perakende-mağazacılık sektörü için sahada çalışacak nitelikli satış danışmanı, kasiyer ve servis elemanı bulmak biraz daha ‘dipsiz kuyuda elmas aramaya’ benziyor. Bu alanda Kariyer sitesi veya LinkedIn’den ilan yayınlamanın etkisi az… Lokasyona göre istihdam, yani mağazaya yakın oturan çalışanlar bulunması gerektiğinden, belki de iş ilanlarının en eski formatı olan Vitrin İlanı mağazacılıkta halen en çok geçerli olan kanallardan biri.

Müşterilerle birebir temas edecek, satış yapacak, deneyim yaşatacak saha kadrolarını işe almak perakende şirketleri için çok çok kritik bir nokta. Hele hele devir oranlarının diğer sektörlere göre perakendede daha yüksek olduğunu hesaba katarsak, aday bulmanın, potansiyel satış kadrolarını şirkete, markaya çekmenin önemi daha da çok ortaya çıkıyor.

Alışveriş merkezlerini gezerken, mağaza vitrinlerinde düz beyaz A4 kağıdında, siyah Calibri veya Times New Roman fontuyla yazılmış ‘Bizimle Çalışmak İster Misiniz?’ ilanlarını görmek halen mümkün. Genelde altında ‘Müracaat: Mağaza Yönetimi’ gibi fazlasıyla resmi bir dille yazılmış bir cümle de görebilirsiniz. Üstelik sadece esnaf sayılabilecek dükkanlarda değil, kurumsallaşmış zincir mağazacılarda bile bu dümdüz ilanlara rastlanabiliyor.

Oysa satış kadroları için işe alım yaparken hem sektörün dinamiğini yansıtabilmek, hem de kurum kültürü ve vizyonunu hissettirebilmek şirketin İşveren Markası hedefleri açısından çok ama çok önemli. Adayda mağazaya girip, iş başvurusu yapma isteğini doğuracak heyecanı yaratmak gerekiyor! Hedef kitlesinin ağırlıklı olarak Y Kuşağı olduğunu da düşünürsek, ilanda kullanılan görsel, renkler ve dilin önemi daha da çok ortaya çıkıyor.

İşte bu alanda bazı güzel örnekler:

IMG_3683
IMG_3869
IMG_3857

İşveren Markası kurguları yalnızca potansiyel adaylara değil, markayla iletişimde olan tüm kitlelere ulaşır. Dümdüz bir yazıyla vitrine konulan ilanların aceleyle yazıldığı veya fazla düşünülmeden asıldığı aşikar. Oysa yukarıdaki örneklerde olduğu gibi renkli, capcanlı bir ilanın sadece adaylarda değil, müşteriler gözünde de markanın imajında yaratacağı olumlu etki göz ardı edilemez!

Sorumlu İşe Alımın Dokuz İlkesi!

İşe alım bir şirket İK’sının yapacağı ilk iş. Öncelikle yetenekli bir işgücü oluşturmalı, diğer tüm fonksiyonlar sonra gelir. Tabii yetenekli bir işgücü oluştururken şirketlerin kimi işe alacağı kadar nasıl işe alacağı da önemli; yani işe alım sürecini nasıl yürüttükleri…

Perakende’de müşterinin kral olduğu kabul edilir, İnsan Kaynakları açısından da adayların kral olduğu bir dönemdeyiz. Şirketler daha önce adaylar arasından en uygun olanı seçerken, şimdi ise adaylar kendilerine en uygun şirketi seçer hale geldiler.

Bilgi her yerde, üstelik ulaşması çok kolay ve bedava. Adaylar daha görüşmeye gelmeden veya telefonla aranmadan önce çoğu zaman şirket hakkında birçok bilgiyi duymuş, araştırmış oluyorlar. Hal böyleyken şirketin itibarını koruması çok önemli ve bunun için işe alım süreçlerinde adil ve eşitlikçi hareket etmek, şeffaf olabilmek müthiş derecede önemli oldu.

İngiltere’de REC (Recruitment & Employment Confederation) yani İşe Alım & İstihdam Konfederasyonu geçtiğimiz yıl “Sorumlu İşe Alım Kampanyası”nı başlattı. İşe alımın etik ilkeleri belirlendi ve bir taahhüt haline getirilerek şirketlerin buna imzacı olması ve sektördekilere örnek olması sağlandı.

Santander, Royal Mail, Penguin Random House gibi firmalar ve başta CIPD (İngiltere’nin PERYÖN’ü) gibi mesleki derneklerin hazırlanmasında katkıda bulunduğu kampanyaya ilgi büyük oldu. Aralarında Mercedez Benz, Kellogg’s, Diaego, Pepsico gibi global firmaların da olduğu toplam 58 şirket bu taahhüte imzacı oldu.

/home/wpcom/public_html/wp-content/blogs.dir/0ad/59841376/files/2015/01/img_3523.jpg

REC’in hazırladığı Good Recruitment Charter’ın İngilizce metnine buradan ulaşabilirsiniz. Taahhüt metninin Türkçe çevirisi ise;

Sorumlu İşe Alım İlkeleri

1) Kaynak planlama ve işe alım süreçlerimizde, özellikle fırsat eşitliğini desteklemeye ve işyerinde dahiliyet sağlamaya özen göstererek adil, yasal ve etik bir şekilde hareket ederiz.

2) Sorumlu işe alım süreçlerimizi tüm belirsiz süreli, belirli süreli ve part-time sözleşmeli çalışanlarımıza eşit şekilde uygularız.

3) Görüşme yaptığımız herkese, işe alım süreci boyunca, sürekli iletişim kurarak ve çift taraflı geri bildirim vererek yüksek standartta bir aday deneyimi sunarız.

4) Çeşitliliği desteklemek ve yeteneği çekmek adına esnek çalışma şartları ve mümkün olduğu yerlerde de esnek çalışma pratikleri sunarız.

5) İşe alım sürecini yöneten ve uygulayanlardan (gerek kadrolu çalışanlar, gerek dış kaynak çalışanlardan) kabul edilen standartlara göre çalışmalarını, ilgili eğitimleri / sertifikasyonları almalarını ve kendilerini sürekli gelişime adamalarını bekleriz.

6) Dış kaynak işe alım danışmanlarımızın sektörel etik ilkelere imzacı olmalarını ve sorumlu işe alım pratiklerine sadık bir şekilde çalışmalarını bekleriz.

7) Tedarik zincirimizdeki paydaşlarımız, Dış Kaynaklı İşe Alım (RPO) veya farklı özel düzenlemeleri de kapsayan farklı kaynak modelleriyle sorumlu işe alım pratiklerini uygular.

8) İşe alım süreçlerimizde; örneğin, staj ve MT programları sunarak, veya REC’in Genç İstihdamı İlkelerine imzacı olan işe alım firmalarıyla çalışarak, genç nüfusun istihdam sorununa dikkat çekmeye yardımcı oluruz.

9) İşe alım süreçlerimizi, adaylardan (hem işe alınan, hem süreci olumsuz sonuçlanan adaylardan) aldığımız geri bildirimlerle düzenli olarak gözden geçiririz ve yeni işe alım ve kaynak yaklaşımlarını güncel bir şekilde takip ederiz.

Kampanyaya katılan şirketler Sorumlu İşe Alım İlkeleri’nin altına imza atarak işe alımda en iyi yeteneği çekmek ve tercih edilen şirket olmak için sektörde müthiş bir rekabet avantajı sağlamış olduklarını ifade etmişler.

İnsanın gıpta etmemesi mümkün değil! Kim bilir, belki bir gün Türkiye’deki kurumlara de örnek olur, şirketler Sorumlu İşe Alım taahhüdü vermeye başlarlar.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: