Bedelli Askerliğin Kaybettirdikleri…

Uygulandığı son iki dönemde (2011 ve 2014) yaklaşık 270 bin kişi Bedelli Askerlik’ten faydalanmış. Bedelli yapanlar 5 aylık kısa dönem askerlik veya 12 aylık uzun dönem askerlikten deyim yerindeyse ‘yırtmış’ oldular, çalıştıkları işlerinden ayrılmak zorunda kalmadılar, düzenlerini bozmadan kariyerlerine ve hayatlarına aynı şekilde devam ettiler. Bedelli Askerliğin çalışanlara kazandırdıkları ortada, ama peki ya kaybettirdikleri?

203897_bedelli-askerlik

Geçmişte ihtiyaçlar doğrultusunda (biriken çok fazla kişi olması) veya 1999’da yaşanan Gölcük Depremi gibi özel zamanlarda uygulanan Bedelli Askerlik, zorunlu askerlik yapmanın alternatifi olarak, yayınlanan kanun hükümlerine göre belli bir yaşın üzerinde kişilerin, belirlenen bedel karşılığında vatani görevlerini ‘kağıt üzerinde’ gerçekleştirmeleri esasına dayanır. Son beş yıl içinde iki defa çıkarılan Bedelli Askerlik’te, 2011’de 30 yaşından gün almış olanlar 30.000 TL karşılığında, 2014’te ise 28 yaşından gün almış olanlar 18.000 TL karşılığında ‘Bedelli’ yaptılar.

Bedelli Askerlik birçok kişi için önemli bir fırsattı, bunu değerlendirdiler ve hayatlarına tek bir banka makbuzu sonrasında devam ettiler… Bot bağlamadan, kamuflaj giymeden, kağıt üstünde vatani görevlerini yerine getirdiler, ama aslında büyük bir fırsatı da kaçırdılar!

Askerlik, insanın hayatında bir daha hiç bir zaman olmayacağı bir ortamda, hiç bir zaman bir arada olamayacağı insanlarla bir arada olma imkanı veriyor. Hayat yalnızca beyaz yakalı bir dünyadan ibaret değil; plazalar, ajanslar, outlooklar ve laptoplar dışında da bir hayat var… Üstelik cep telefonunun (gerçi artık akılsız telefonlara izin verildi!) ve internetin bile olmadığı bir hayat! Sadece birkaç haftada bile insana sivil hayatta her gün kullandığı e-mail şifresini unutturuveriyor…

Bağlantısız, online dünyadan kopuk bir hayatın içinde olmanın haricinde, belki hiçbir zaman gitmeyeceği, görmeyeceği bir şehirde, Türkiye’nin dört bir yanından (ama gerçekten dört bir yanından) gelen insanlarla bir arada olma durumu da var. Aynı şehirde yaşasa bile, belki normalde yan yana gelmeyeceği insanlarla birlikte yaşama ve aynı masada oturup bir ekmeği paylaşma imkanı sağlıyor. Türkiye’nin farklı şivelerini, farklı lehçelerini duymaya alışıyor insan ve böylece ülkemizin gerçeğini daha net görebiliyor. Yaşamın sadece İstanbul fanusundan (veya diğer büyükşehirlerden) ibaret olmadığını, uzak bölgelerin, uzak yörelerin insanlarını da tanıma şansı oluyor.

askerlik-yemekhane

Sivil hayatta insanın statüsü, mevkii, pozisyonu ne olursa olsun, herşey askerliğin ilk günü itibariyle sıfırlanıyor. Hangi üniversiteden mezun olduğu, kaç yabancı dil bildiği, hangi şirketlerde çalıştığı, hepsi toptan resetleniyor. Bir anda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en küçük birimine dönüşüyorsun: Er… Acemilik dönemi tam da bu işlevi görüyor ve vatani görevine başlayan kişiyi tüm ünvanlarından, sıfatlarından arındırarak sisteme en alt dereceden dahil ediyor.

Şirketlerde belli bir hiyerarşi ve kıdem düzeni var, askerde de bu mevcut. Bunun askeriyedeki adı: Emir komuta zinciri Askerlikte, normalde hiç bir zaman bir arada olmayacağı insanlar bir anda tertibi (kıdemi) veya rütbesi (pozisyonu) yüzünden kişinin üstü oluveriyor ve uyması beklenen emirler vermeye başlıyor. Bana göre, sadece bu emir komuta zinciri bile iş dünyasına hazırlık için çok çok önemli bir tecrübe… Özellikle de kimseden bugüne kadar emir almamış nesiller için bulunmaz bir deneyim! El mecbur, var olan bu sistem gereği “Emredersiniz Komutanım” deyip istenenler yerine getiriliyor. Askerlikte bu mutlak itaat insana farklı bir disiplin duygusu veriyor.

Bedelli Askerlik’te ödenen bedel çok önemli bir rakam. Kimi karşılayabilmek için arabasını satıyor, kimi yüksek lisans için biriktirdiği parayı yakıyor, kimi de banka kredisi çekerek borca giriyor. Bedelli Askerlik yüzünden hayata 30.000 TL veya 18.000 TL ekside başlayacağına, o para pekâlâ insanın cebinde de kalabilir.

Bedelli Askerliği tercih edenlerin en büyük gerekçesi ise zaman. Vatani görev yüzünden bir vakit kaybı yaşamak istenmiyor. Üniversite mezunlarının çoğunun gittiği 5 ay aslında çok uzun bir zaman değil… Gerçeği konuşmak gerekirse, çok fazla bir zaman kaybı olmuyor. O vakit sivil hayatta zaten inanılmaz hızlı geçiyor. Askerliğin en zor kısmı gitmeden öncesi; bir kere başladıktan sonra günler geriye sayılmaya başlanıyor. Bir bakılıyor ki, vakit hızlı geçmiş ve vatani görev su gibi akmış, geçmiş ve bitmiş… 12 ay çıksa da, bu sefer yine çalışanın alıştığı bir iş mantığında mesai saatleri oluyor, akşamları mesaiden sonra lojmana dönülüyor. Üstelik sivil hayattaki maaşı kadar olmasa da, uzun dönem asteğmenin cebine para da giriyor.

Bedelli Askerlik yapanların bir kısmı da, şirketler onları bırakmak istemediği için yapıyor. Şirket, çalışanı askere gidiyor diye dönüşte onu geri almıyor veya öncelikli olarak tercih etmiyorsa, o şirketin değerleri ve önem verdiği şeyleri tekrar düşünmeli. Doğru, çalışan şirkete belli bir süre emek verdi, askere gidince o birikim boşa gidecek diye düşünüyor olabilir. Fakat çalışanın o değerli emeği hiç bir zaman sıfırlanmayacak, askerden döndükten sonra o tecrübeyi değerlendirmek isteyen şirketler de çıkacak!

Askerlik insana çok değişik bir farkındalık, çok farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Üstelik hiçbir bedelle satın alınamayacak bir farkındalık… Askere yaş çok fazla ilerlemeden, bir an önce gitmekte fayda vardır her zaman; dolayısıyla Bedelli Askerlik, çalışan ileri bir yaşa geldiyse değerlendirilebilir, yoksa vatani görev beyaz yakalı için bana göre iyi bir deneyim…

Askerlik anlatılmaz yaşanır, herkesin deneyimi de kendine göre… “Hiçbir şey katmıyor, ne gereği var” da denir çoğu zaman. Ama askerliğin insana kazandırdıkları da oluyor, yani bedelli askerliğin kaybettirdikleri…

(Not: Bu bir Askerlik yazısıdır, herkesin deneyimi kendine göre farklıdır. Yukarıda yazılanlar tamamen kendi görüşümü yansıtmaktadır. Bedelli Askerlik yapanlar hakkında herhangi bir art düşüncem asla yok; sadece konu hakkında Kariyer ve İş Dünyası açısından farklı bir bakış açısını yansıtmak istedim.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: