Mutlu Etmek Büyük Bütçeler Gerektirmiyor

İnsan Kaynakları departmanları şirketlerinde çalışan bağlılığı yaratmak için dört döner, binbir planlama ve organizasyon ile etkinlikler düzenler, aksiyonlar alır.

Kimi zaman iki saatlik bir seminer için dışarıdan bir konuşmacıya çalışanına verdiği bir aylık maaştan daha fazla para verir, kimi zaman ofis dışında motivasyon toplantıları için bütçesinden büyük kalemleri bir çırpıda harcayıverir. Hele hele toplantı şehir dışındaysa, uçak ve otel masraflarıyla harcanan bütçeler daha da astronomik boyutlara varır.

Peki bu yöntemler hiç mi etkili değil? Yoo hayır, çalışanlarınız elbette mutlu olur. Kendilerini özel hisseder, “Bak şirketim benim için epey masraf yaptı, demek ki beni önemsiyor” derler. Fakat bu şart mı? Çalışan bağlılığı için illa büyük bütçeler mi gerekiyor?

Bağlılık yaratmak, çalışanlarınızı mutlu etmek küçük dokunuşlarla da mümkün. Çoğu zaman tüm hafta boyunca ofislerde iş arkadaşlarımızla, ailelerimizden bile daha fazla zaman geçiriyoruz.

Gün boyunca aynı ortamı paylaştığımız, birlikte yemek yediğimiz, fotokopi makinasında karşılaştığımız, koridorda yanından geçtiğimiz çalışanların yüzünü güldürmek, mutlu etmek, kalbine dokunmak için sayısız fırsat var. Servise bindiği andan itibaren çalışan deneyiminin iyileştirilebileceği birçok nokta var. Üstelik pek çok zaman küçük bütçelerle veya hiç bütçe gerektirmeyen küçük dokunuşlarla adım adım bağlılık yaratabilirsiniz.

En basitinden herkese güleryüzle “Günaydın”, “Merhaba” demek, karşındakinin halini hatrını sormak mutlu bir ofis ortamı yaratmak için atılabilecek ilk adım. Toplantı odasının masasına çiçek koymak bir anda toplantının havasını değiştirmeye veya ofise getirdiğiniz meyveyi, çikolatayı, tatlıyı masanızda tek başınıza yemek yerine büyük kaselere koyup iş arkadaşlarınızla paylaşmak onların yüzünü güldürmeye yeter.

Alın işte güzel bir örnek daha… Geçtiğimiz hafta, sabah servise binince karşılaştığım manzara:

servismendil

Servis şöförümüz herkesin koltuğunun önündeki cebe birer paket mendil koymuştu. Küçücük, minicik bir şey belki ama servis şöförünün görevinin ötesinde bizler için ekstra birşey yapmış olması, bizi düşünmüş olması çok mutlu etti. Şöförün günde yaklaşık üç saat aynı servis aracında birlikte zaman geçirdiği insanlar için mendil alıp koyması yüzümü güldürdü.

Mutlu etmek gerçekten de büyük bütçeler gerektirmiyor. Küçük bir dokunuş belki, ama ince bir düşünce olması etkileyici, insanda olumlu bir iz bırakıyor. Sadece servis şöförleri değil, tüm İK profesyonellerinin ilham alabileceği bir örnek. Serviste uykulu çalışanın yüzünü güldürmek mümkünse, ofiste yapabileceklerinizi düşünün.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: